Samos Gezi Notları

Türkiye’ye en yakın adalardan biri olan Samos‘a

Kuşadası‘ndan kalkan feribotlar ile 1,5 saatte varılıyor.

Feribot firmaları farklı limanlara yanaşıyor, Vathy büyük olan, Phytagorio ise küçük olanı.

Phytagorio

Phytagorio, minik bir sayfiye gibi, hatta minicik Marmaris diyebiliriz. Tekneler ile dolu sahil, onlara bakan cafeler, içeriye doğru ilerleyen bir çarşı ve o bildik sıcaklık.

Processed with VSCOcam with f3 preset

Vathy

Samos’un esas merkezi Vathy için aynı şeyden bahsedemeyeceğim, Sakız‘ın büyüğü, Rodos‘un küçüğü gibi, daha bina bina, daha şehir. Tabi gidilip gezilmeli ama ada sıcaklığı aranıyorsa Phytagorio derim.

Feribotunuz Vathy‘e varıyorsa da dert etmeyin, taksi veya araba kiralayarak ikisi arasında gidip gelmek çok kolay. Yol yaklaşık 15 dakika sürüyor.

Tavsiyem adada en az 2 gün kalmanız, zira ayrı ayrı gezilmesi gereken köşeleri var. Feribota indi bindi derken sadece bulunduğunuz limanı veya koştur koştur yakın yerleri gezebilirsiniz ki yorgunluktan başka bir şey değil. Biraz deniz, biraz gezi, biraz yemek için minimum 2 gün gerekli 😉

IMG_9129

Adada araba kiralamanın günlüğü 40€, arazi aracı olsun derseniz ki adadakiler küçük boy 🙂 55€ vermeniz gerekiyor. Her yer birbirine araba ile 15-20dk uzaklıkta olduğu için keşfi kolaylaştırıyor.

Limanın girişinde Pisagor'un heykeli var, isminden de anlayacağınız gibi burası Pisagor'un doğup büyüdüğü yer. Tarihi bilgilere girmiyorum, Pisagor'un teoremini bilmeyen var mı! :)))

Samos’da nerede yemeli?

Phytagorio: İlk sırada sokak arasında bulunan Taverna Maritsa geliyor. Tekneyi bağlarken yardım eden Corner Bar‘ın sahibi Dimitri‘nin tavsiyesi ile gittiğimiz bu taverna lezzetin adresiydi. Bu arada adalarda taverna, bizim anladığımız anlamda değil, bildiğiniz restaurant, hadi hobaa tabak kıralım gibi bir durumları yok :)) 

Bir başka Phytagorion tavsiyesi ise Elia. Akşam yemeğini sahilde yemek isteyenler için yine lezzeti yerinde bir mekan. (İtiraf etmek gerekirse biz Maritsa’yı daha çok beğendik.) Ön bilgi bu mekanda rezervasyon gerekli yada önünde uzun bir bekleyişe razı olmak gerek.

pisagor

Denize daha yakın bir masa ve sessizlik isterseniz, limandaki Pisagor heykelinin arkasında gizli saklı bir plaj ve hemen arkasında birkaç tane restaurant var. Maalesef deneyimleyecek kadar uzun süre orada kalmadık 😦

FullSizeRender-1

Kokkari: Vathy veya Kokkari tarafındayken akşam yemeğinizi Meltemi’de yememiz gerektiği ile ilgili tavsiyeler almıştık. Ama rezervasyon yaptırmadığımız için içeride yer bulamadık. Ağustos’da neden dışarıda oturmuyorsunuz derseniz, burası adanın açık denize bakan kısmı ve genellikle rüzgarlı, bırrrr yani 🙂

Ne yemeli?

Akşam yemeği: Yunan Adaları’na gidince balıktan ziyade deniz mahsulleri yemek bizim tercihimiz. Mezelere gelince pek tabi Tzatziki(cacıki); bizim cacığın daha yoğunu,Kolokithokeftedes(zucchini balls) yani sadece kabaktan yapılan mücver, Saganaki(kızarmış hellim benzeyen bir meze), Greek Salata(buradakiler gibi değil daha lezzetli, evde yapılmış tadı var), kalamari, karides, ahtapot ve diğerleri de cabası…

Kahvaltı: Tiropitakia/Tiropita(feta cheese pie) bazı adalarda peynirli poğaça, bazılarında peynirli boyoz kıvamında yapılan bir hamurişi, fekat boyutu biraz dev! Phytagorion’da sahilden çarşıya girerken hemen solda, Corner Bar‘ın yanında ufak bir bakery var, yukarıdaki ganimetler oradan, feta, feta-bacon, sade, susamlı…

 Dondurma: Yine çarşının deniz tarafında hatta yukarıda bahsedilen “bakery”nin yanı başında Orange‘a uğramalısınız. Yunan adalarında herşeyin mi porsiyonu büyük olur. Dondurma bildiğiniz bitmiyor! Her akşam bir kaç çeşit yenileniyor.

Denize nerede girilir?

 Phytagorion’da koyun sağ ve sol tarafında iki ayrı plaj var.

Pisagor heykelinin hemen arkasında

yani denize yüzümüzü verirsek solda, koyun sonunda

bir kaç cafe-restaurantın sıraladığı bir kumsal var.

FullSizeRender-2 Koyun sağ tarafında ise Notos adında taşlık bir plaj var, arkasında cafesi de var.

FullSizeRender

Merkezin dışında plajlar: Vathy‘den batıya doğru devam ettikçe karşınıza irili ufaklı plajlar çıkmaya başlıyor. Yol Kokkari’den geçiyor, devam ediyoruz ama bizim aklımız orada kalıyor. Sırasıyla Surf plajı, Lemonakia, Tsamadhou plajları var, bunlar tenha sakin ve taşlı plajlar. Daha ileride Tsabou Beach‘e ulaştığımızda yukarıda park etmiş araba sayısı bizi aşağının popülasyonu konusunda şüpheye düşürdü.Zaten aklımız da Kokari’de kalmıştı, ondan geri döndük. Kokkari sahilde ortamı en güzel Cafe Del Mar, Müzikler adını kanıtlarcasına huzurlu, yemekleri ve tatlıları enfes, yer bulmak biraz sıkıntılı ama erken gidilirse bir problem olacağını düşünmüyorum.

Cafe Del Mar‘ın hemen yanında yine mekan tavsiyelerinin başında yer alan Meltemi bulunuyor.

Bu arada Samos’un merkezinin bulunduğu taraf yani Yunanistan’a bakan taraf daha rüzgârlı, denizi de daha soğuk!

IMG_9133

Bir Türk adeti olarak tatilden hediyeler ile dönmek

– Minik yerel kıyafetli yada normal boy Ouzo

– Yunan evlerinin mini bibloları(eskiden Bodrum için de yapılıyordu)

– Pisagor’un bardağı (herkes eşit derecede içsin diye Pisagor’un icat ettiği, belli bir çizgiden fazla içki konulursa, aşağıdan boşalan kupa, ooaah yazarken yoruldum, adam yaratırken yorulmamış belli!

IMG_9153

Yapılacaklar Listesi

-Sahildeki cafelerde bir frappe içmek

-Sıkış tepiş olmayan plajlarda denize girmek

-Ouzo ile meze ile deniz mahsüllerine doymak

Samos ile deneyimlediklerimiz şimdilik bu kadar.

Bundan sonraki Yunan Adası postları Patmos ve Ikaria adaları için olacak 🙂

Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Murat dedi ki:

    Tebrikler çok güzel bir yazı olmuş.
    Ben de sizin gibi Pythagorion’dan yanayım. Daha şirin.
    Dondurma için elbette Orange ve onun yanındaki fırından kabaklı ya da elmalı börek. Yanında da frappe.
    Maritsa’nın yeri de çok isabetli bir tercih.
    Sizin de bahsettiğiniz Pisagor heykelinin sol tarafında kalan Remataki plajındaki restoranların da hepsi iyi. Akşam güneş alçalmaya başladığında şezlongları topluyorlar ve içerideki masaları yavaş yavaş denizin kıyısına, kumların üstüne taşıyorlar.
    Kokkari’deki meltemi’ye gelince, biz akşamüstü uğradığımız için yer problemi olmamıştı ve ahtapot ızgarası da nefisti.
    Vaktiniz olursa benim bloguma da beklerim.
    http://www.ozermurat.wordpress.com
    Saygılarımla.
    Murat

  2. ÇAĞIL BÜYÜKÖZLÜ dedi ki:

    Samosun mübalağasız en güzel plajı livadaki beach’tir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s