Urla Sanat Sokağı

Urla‘da Sanat Sokağı diye bir yer var, aslında orası Zafer Caddesi,

pazarları başka bir hale bürünüyor, sokağa tezgahlar iniyor, tasarım ürünler, antikalar, el yapımı ürünler…

Mutlaka bir hafta sonu gidin, tezgahların arasında dolaşın,

ortamın keyfini sürün ama ben bugün biraz sokağı var eden mekanlardan bahsedeceğim.

 Evet, Arka Sokak Keşifleri’nde bu sayı Zafer Sokağı var!

zafer1

Zafer Sokağı’na Cami tarafından girelim, hemen solda mavi çerçeveli antikacının önüne saçılmış eşyalar ilk ilgimizi çekenler. Eskilerden bir pazar arabası ya da kaşıklar, ütüler, tabaklar…bir de bakmışız içeri girmişiz. Anılar, yadigarlar arasında dolaşırken bir de antikacının hoşsohbeti de eklenince zaman akıp gider. Ama yok, yola devam.

ant1

İki, üç katlı sevimli Urla evlerine baka baka ilerlerken,

sağda sevimli bir cafe bizi yoldan çıkaracağa benzer.

Cafenin ismi Keçi, çok sevimli değil mi?

Kapısında asılı sergi afişine bakarken,

içeriden gelen mis gibi kokulara dayanamayıp içeri giriyoruz.

keci3

Dekorasyonun ev hissine kapılıp,

uzun kanepeye doğru ilerliyoruz, evet burası konuşlanmak için çok keyifli.

keci2

Arkadan gelen hafif bir müzik, açık mutfaktan gelen kokular,

duvarlarda sergilenen resimler, galiba mutlu olmak için herşeye sahibiz.

Krem karamelli kakolu kek ve kahvemiz de geldiyse dış dünyaya kapılarımızı kapıyabiliriz.

keci1

Tam 1 saatlik mola yeter, çıkıp biraz daha dolanalım.

Tekrar bir antikacıya girelim mi?

Eflatun Antik, bu sokağın belki de en kıymetlisi,

eflatun1

zira haftasonları düzenlenen “Sanat Sokağı” etkinliklerinde çok aktif rol oynuyor.

Kapıda asılı etkinlikleri ajandamıza not alıp eski radyoların,

kameraların, kitap, plak, piyano, telefonlara göz atarken

arkadan bir ışık dikkatimizi çekiyor.

eflatun2

İlerleyip bakınca gizli, huzurlu bir bahçe çıkıyor karşımıza.

Kendileri için cennet, bizim için rüya, aklımızda bahçenin görüntüsü ile Eflatun‘dan ayrılıyoruz. 

eflatun4

Şimdi hayal kurma zamanı, o kadar güzel evler var ki,

bir yandan içinde neler yaşandığını düşünüp,

bir yandan da bizim olsa neler yapabileceğimizi kuruyoruz.,

zafer

Aman hayallere fazla dalıp çevredeki sanat atölyelerini kaçırmayalım,

herbirine girip çıkarken farklı şeyler öğrenip yeni workshoplardan haberdar oluyoruz,

bize bugünü hatırlatacak bir eser aldıktan sonra ikinci molayı hakediyoruz.

zafer2

Aslında ikinci molayı vereceğimiz yer eski bir Rum ekmek fırını,

şimdilerde ismi Fırın Vourla.

vourla1

Mola diyorum ama tabiki yer varsa, zira rezervasyon ile çalışan bir mekan.

Çünkü bir masası var, çünkü kişilere özel leziz yemekler yapmak istiyorlar.

Neyse ki şanslıyız içecek molası verecek kadar müsaitlikleri var.

vourla3

Vourla’nın en güzel yanı bize lezzetten başka şeyler de sunmadı,

tasarım kıyafetler, sanatçılara ait eserler her yerde.

vourla4

Ayrılırken mutlaka bir akşam yemeğine tekrar gelmek için sözleşiyoruz.

Evet bundan sonra serbest zaman, artık sokaklara dalabiliriz,

aklımızda kalan yerlere geri dönebiliriz,

belki geçtiğimiz kitapçıdan rastgele bir kitap alıp günümüzü dinlenerek geçirebiliriz.

Başka bir keşifte görüşmek üzere 🙂

İzmir Life’a  Aralık 2014 tarihinde yazdığım yazıdır. 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s